17 Ocak 2012 Salı

Pop Müziğin Arabeske Yenildiği Seksenler ve Nükhet Duru'nun Arayış Yılları


80'li yıllarda Pop Müziğimiz öldü gibi bir şeydi. Zerrin tamamen Arabesk'e yöneldi, Nilüfer bir yüzü Pop, bir yüzü Arabesk ve Sanat Müziği olan albümler yaptı ama bu işin en iyisini yaptı, Ajda Pekkan 80'lerin ortasından itibaren durağan döneme geçti, çünkü Süperstar IV tam anlamıyla bir fiyaskoydu, Sezen Aksu ise "Sen Ağlama"yı yaparak Pop Arabesk'le hedefi 12'den vurmuştu ve o yıl Bergen'in "Acıların Kadını"yla  en çok satan kaset olmuştu. Pop Müzik sanatçısı denilince 70'lerden gelen çok sanatçı vardı ama özellikle 80'lerin ortasından sonra Pop adına pek bir şey üretilmediğinden ilk akla Ajda Pekkan, Sezen Aksu, Nilüfer, Zerrin Özer ve Nükhet Duru geliyordu. Erkek sanatçı olarak Barış Manço ve Kayahan vardı sadece. Erol Evgin inişe geçmişti artık.

Naim Dilmener Nükhet Duru'yu Pop Müziği bitiren kişi ilan etse de, Sezen Aksu Nükhet Duru'yu Nükhet Duru bile bitiremedi dese de, Nükhet Duru Arabesk döneminde kendini yoz müzikten soyutlamasını bilmişti. Tamam yaptığı bir filmde Arabesk şarkı söylemiştir ama onu da tiz sesiyle operavari kendi yapısına uygun özgün bir şekilde söylemiştir.

1984 yılında Timur Selçuk'la çalışması, Klasik Müzikle Latin Müzik arasında gidip gelen ruhu ve Sanat Müziği'ne göz kırptığı "Her Şey Yeni" albümü Nükhet Duru'nun arayış döneminin ilk meyvesidir. Bu albüm ne kadar beklenen ilgiyi göremese de Nükhet Duru'nun yorum olarak her zamanki gibi zirvelerde dolaştığı "Güneşten Bir Parça", "Beni Kör Kuyularda", "İspanyol Meyhanesi", "Ne Yazık" ve "Yalan Sözlerle" gibi çok üst seviyeden kaliteli klasikler barındırmaktadır.

1985 yılındaysa "Sevda" albümü Nükhet Duru'yu yenilikçiliğinin inadı doğrultusunda olabildiğince parlatmıştır. İki şarkı tam anlamıyla Sanat Müziği ama diğer şarkılarda Sanat Müziği tadı olsa da tam anlamıyla Klasik Pop kalitesinde şarkılardır. "Nerdesin" ve "Şadırvan" olağan üstü şarkılar, "Çok Uzak", "Ali" ve "Destan" da albümün en iyilerindendir.

1986 yılında Nükhet Duru "Nadide" isimli tamamen Sanat Müziğinden oluşan Garo Mafyan aranjörlüğünde bir albüm yapmıştır, iyiki de yapmıştır. Çünkü Nükhet Duru'nun sesini her türde dinlemek çok keyif verici. "Endülüste Raks" Nükhet Duru'nun sesine, ruhuna çok uygun bir şarkıdır ve bu şarkıyı onun kadar kimse güzel söyleyememiştir.

1987 yılında "Çek Halatı Gönlüm" albümünü yapmıştır. Bu albüm Nükhet Duru'nun soyadı gibi insanın ruhunu dinlendiren, rehabilite eden, insanın kendisiyle hesaplaşmasına fırsat tanıyan, şarkılar müzik ve anlam olarak birbiriyle çok bağlantılı olduğu için en kompozisyonel albümü olmuştur. Orkestrasyon da çok yalındır. Albümü müzikçalara koyuyorsun ve albüm bittikten sonra sanki bir masaldan dingin bir şekilde uyanıyorsun. Ve Murathan Mungan'ın sözleriyle "Bir Tek Sevgili" bu albümdedir. Bu albüm bütün olarak sanki tek bir şarkı gibi olduğu için hit albüm diyebiliriz bu albüme.

1988 yılnda "Benim Şarkılarım" albümüyle değişik müzisyenlerle arayışını sürdürmüştür Nükhet Duru ama kendi özgün tarzından da ödün vermemiştir asla. Bu albümde yeni şarkılarındaki arayışıyla, geldiği nokta olan Nükhet Duru'yu Nükhet Duru yapan şarkılarla kıyaslama imkanı var yarısı eski yarısı yeni şarkılardan oluştuğu için. "Tay" bu arayışa ve doğru yola en güzel örnek şarkıdır.

80'li yıllara veda ederken, yanılmıyorsam '89 yılının son haftasında Nükhet Duru müzikal yolculuğundaki arayışını "Benim Yolum" albümüyle taçlandırmıştır. O bilindik anlamda bir pop şarkıcısı asla olmamıştır. O Klasik, Opera, Caz ve Senfoni'yi, kısaca gerçek ve kaliteli müziği dinleyiciye ulaştırmak gibi bir misyon üstlenmiştir. Bunu da alnının akıyla başarmıştır. Anlaşılabilmiş midir? Zoru anlamak ve başarmak o kadar kolay olsaydı, mükemmelliyetçilik olmazdı ve basitliğe, kalitesizliğe mahkum olurduk. Nükhet Duru işte bunu başarmaya çalışmıştır. Yapılan işin uzun soluklu, uzun ömürlü olması ve sonraki nesillere keşfedilecek eser bırakabilmektir gerçek başarı. Çabuk tüketilen bir iş başarıdan sayılmaz. Emek ister kalite, başarı ve gerçek güzellik. "Gel de Yola Düşme", "Dağınık Yatak", "Bir Yaşam", "Ya Seni Ya Gençliğimi" gibi şarkılar Nükhet Duru hayranlarını mest eden şarkılardır bu albümden.

Nükhet Duru'nun arayışı Pop Müziğimizin "patladı" denilen 90'larda da devam etmiştir ve 1991 yılında Folk Müziğimizi en çağdaş şekilde yorumlamıştır. İlk dinleyişte sanki folklorümüzle alakası yok sanılabilir ama folkla pop müziği öyle güzel harmanlanmış ki, sanki hiçbir türe benzemeyen bir iş çıkmıştır. Ben bu albümü tiyatral bulurum. Sanki Nükhet Duru Folk bir sahne yapmaktadır. "Mahmure" den alınacak çok ders var anlayacağınız.

1992 yılında onun müziğinin alt yapısı da "Aman Tanrım" albümüyle teknolojinin tek sesliliği synthesizer'a teslim olmuştur.

Devam Edecek;
74'ten 94'e Senfoniyle başlayan ve senfoniyle devam eden müzikal arayışta müziğe vurulan damga "94" albümü

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder